Sayfalar

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Artık İş Aramıyorum!



Size kısaca kendimden bahsedeceğim. Açık açık nerelerde çalıştığımı neler yaptığımı ve şuan neden boş olduğumu nasıl bir iş istediğimi falan anlatacağım. Umarım okuyanlarınızdan birisi "gel bizle çalış" veya "bizim arkadaş yazını okudu beğendi gel başla" diyebilecektir.

Öncelikle çalışma hayatına lise sıralarında başladım. Ankara'da Yenimahalle Teknik Lisesi Bilgisayar Yazılım bölümünü okurken okulun döner sermayesinde çalışmak istedim. Birkaç hocam ve orda çalışan arkadaşlarım vasıtasıyla döner sermayede işe başladım. İlk zamanlar koli taşımayla uğraşıyorduk. Yani gelen kutuları yerleştir, biten makineleri kutuya yerleştir, gidecekleri hazırla vs. Tam o dönemde xp yeni çıkmıştı ki biz hayran olmuştuk. Vay anasını ne özellikleri varmış diyerekten. Ardından bilgisayar toplamaya başladık. O dönemde hatalar nasıl anlaşılır, makine nasıl toplanır ve -o zamanlar çok önemliydi- format nasıl atılırı öğrendim. (Birde bölümde tüm "döner sermaye" yazılarının üstüne "yarım ekmek" yazmam vardı ki bölüm şefi Ayşegül hocadan her gün fırça yerdim) Tam tüm işleri kaptığım sırada İstanbul taşındık.

İstanbul'a geldiğimin 2. haftasında Öztürk Aydınlatma diye bir yerde abimle çalışmaya başladık. Yaz tatilini orda geçirdim. Firma sokak lambası, sanayi lambası üretimi konularında hizmet veriyordu. İlk arkadaşlarımıda orda tanıdım. Okul açıldığında mecburen o işi bırakmak zorunda kaldım. Döner sermaye günlerinde Faruk hocam vasıtasıyla html e felan merak salmıştım. Çevremdeki herkes internet cafeye oyun oynamaya giderken ben sitemynet üzerinden site yapmaya uğraşıyordum. Koşa koşa eve gelip kağıt üzerinde tasarımı tablolarla framelerle yapıp cafeye gidip uğraşıyordum. Şiir sitesi yapıyordum :) Belki devamı gelseydi ülkenin en iyi sitelerinden olabilirdi (tamamen yalan):P

Lisede staj yapma zorunluluğumuz olduğundan Özak Dış. Tic. diye bir firmada işe başladım. Firma infiniti marka plotterları, folyo, branda ve solvent mürekkep ithal edip satıyordu. (sonradan solvent mürekkep Avrupa Birliğine uyum süreci içinde yasaklandı) Hem de plotterların teknik servis hizmetlerini yapıyordu. İlk başlarda her iş yerinde olduğu gibi amelelikle başladık :) (Hiç unutmam 40 tonluk konteyneri 4 kişi indirmiştik. 3 gün yatmak zorunda kalmıştım) Ardından teknik servis hizmeti vermeye, satılan malzemeler hakkında bilgi vermeye ve çeklerin bankalardan tahsilatını yapmaya başladım. Şimdi küçümseyebilirsiniz çek tahsilatında ne var diye. 2003 yılında 17 yaşında Kadıköy Kızıltoprak'da Bağdat Cad. üzerinde cebinizde 4 milyarla yürürken hanginizin içi rahat olabilirdi ki? :) Artık yavaş yavaş uzmanlaşmaya başlamıştım. Telefondan desteklerde ben yardım ediyordum.  Okul açılmasına rağmen haftasonları diğer çalışanlara tatil olduğu için ben haftasonları tek çalışıyordum. Okuldaki arkadaşlarla gezmek tozmak isteyince ayrıldım iş yerinden. Beni çağırıyorlardı gel çalış diye ama doğru dürüsüt çalışma saatlerinin olmayışından ötürü bir daha gitmedim.

Baktım ki ordan bişey çıkmayacak İstanbul'a ilk çalışmaya başladığım yere Öztürk Aydınlatma'ya yeniden girdim. O işyerinde de çok güzel günler geçirdim. Ama gel gördi 2004 yılında 250 tl maaş alıyordum :) Üniversiteye gidicem ben deyip ordan aldığım maaşın tamamını heray tıpış tıpış vererek dersaneye yazıldım. Haftaiçi çalışıyor haftasonları dersaneye gidiyordum. 2005 şubat ayında üniyi kazanmak ve daha çok ders çalışmak adına işyerinden ayrıldım.

2005 yılı Temmuz ayında belkide maddi anlamda olsun insanları tanıma konusunda olsun hayatımı değiştiren insanlarla tanıştım. Dörtler Demir diye bir yere işe girdim. Ferforje imalatı, profil, lama vs satışı yapıyorduk. Ben kesimciydim orda 6 metre demirleri santim santim ayarlayıp paramparça ediyordum. İş belki ağırdı belki çok zordu 6 ustamın olması falan ama ben hepsine yetişebiliyordum. :) Ağustos ayında üniversiteyi kazandığımı patronum Bülent abiden öğrendim. İşyerinin içinde sevinçten bağırıp koştuğumu dün gibi hatırlarım. Neyse Bülent abi ortakları Ertan ve Erdem abiler üniversite yıllarım boyunca her konuda yanımda oldular. Bu seneye kadar her yaz orda çalıştım. Bir sene aşağıda çalışıyorsam bir sene yukarda bilgisayar işlerine bakıyordum. İş yerinde güvenlik kamerası tesisatını bile ben çektim. :) Bu hafta beni yine çağırdılar gel birkaç gün çalış en azından cebinde harçlığın olsun öyle iş ara diye.

Çalışma hayatım boyunca bugüne kadar kimseye hakkımı yedirmedim ve kimsenin işine ihanet etmedim. Ancak artık mesleğime uygun bir iş istiyorum. 2011 Mayıs ayı itibariyle vatani görevimi yerine getirdim. Artık askerlik gibi bir engelimde kalmadı.

İş istiyosanda ne biliyorsun kardeşim diyenleri duyar gibiyim bekleyin hepsini maddeler halinde tek tek yazacağım :)

  1. Lise 2 de Turbo Pascal ile sınıfın en iyi programcılarından biriydim. Gerçekten istenen neyse verilen süreden çok daha az sürede uygulama çıkarabiliyordum. Turba Pascal programlama temelimin sağlam olmasını sağladı. Algoritma mantığına da bu sene içinde sahip oldum. Bir çok ödevden sonra dönem ödevimde kütüphane programı yapmıştım.
  2. Lise 3 te okul sınırları içerisinde VB 6.0 ile tiyatro programı yaptım. Diğer taraftan üstte anlattığım gibi HTML çalışıyordum. Bir sürü frame dolu site yapmışlığım var :)
  3. Lise 4 birinci dönemde C ile uğraştık açıkcası programlama mantığıma çok güveniyorum. Herhangi bir dili kaynak olduktan sonra öğrenmem çok kısa sürüyor. Deneyip görebilirsiniz :) İkinci dönem istediğim şeyi yani okulun web sitesini yapıyordum. O zamanlar java appletleri falan vardı onları yerleştiriyordum. Kayan yazıları ekliyordum falan. Ucundan kıyısından ASP ile ziyaretçi sayfası falanda eklemiştim. ASP ile tanıştıktan sonra veritabanı bağlantıları ve veritabanı ile ilgili birçok şey öğrendiğim zamanlardı.
  4. Üniversiteye hazırlandığım süre ve üniversitenin ilk yılında herhangi birşeyle uğraşamadım. Ama 1.sınıfa geçtiğimde 28 ekim tarihinde ilk bilgisayarıma kavuştum. İlk bilgisayarı aldığım gibi başladım C# ve VB.Net ile uğraşmaya ufak bir iki uygulamadan sonra sıkıldım. ASP.Net ile basitinden emlak sitesi yaptım. Ardından Hackerlığa merak saldım. Sonradan öğrendim ki herkes ilk bilgisayar aldığında bu işe merak salarmış :) Öyle site felan hacklemişliğim yok ama birçok şeyide o sabahlara kadar araştırma sürecinde öğrendim.
  5. Birinci sınıfın son zamanlarında web sitesi yapımına merak saldım. Az biraz asp ile uğraştım. Ardından photoshop u öğrenmek adına abidik gubidik bir yığın site yaptım :) Yaz başladığında daha çok imkan verilmesi sayesinde photoshop tasarımı html ye çevirebilme ve flashta basit birkaç uygulama yazmayı öğrendim. Bir sürü site yapmışımdır bittiğinde sildiğim :) Fireworks, PhotoImpact le felan tasarımlar yapmaya uğraştım. Dreamweaver programını kullanıyordum. O otomatik css leri yerleştiriyor ya işime geliyordu :) Sonradan anlayacaktım ki tek tek elle yazmanın en güzeli olduğunu. Bu site yapmanın yanında host nedir, domain nedir gibi sorularıma da cevap buldum.
  6. 2. sınıfa geçtiğimde sınıfın en bilgililerinden biriydim. Hemen hemen her soruya bilgisayar ile iligili her konuda verilecek cevabım vardı. O zamanlar ilk blogumuda açtım. (host ve domaini aldım firma kaybolunca ortalıktan linkteki siteye yazılardan bir çoğu silinmiş halde taşıdım) Basit birkaç şey yazıyordum. Sonra Joomla, Mybb ve Wordpress ile ilgilenmeye başladım. Joomla ve Mybb ile birçok şey öğrendiğim sırada onlardan vazgeçip Wordpress'e geçtim. Arada birkaç tane işte yapmışlığım vardır. Okul derslerimde de elektronik devre tasarımı programlarını öğrendim.C++ ile bu sene içinde tanıştım. C temelimin olması çok işime yaradı. C++ ile txt dosyalara yazma, okuma vs işlemler gerçekleştirdik. Hasta ve ilaç takip programı proje ödevi olarak verilmişti. Tabiki baştan sona mükemmel bir proje çıkardığıma inanıyorum.
  7. 3.sınıfta artık serbest işler alıyordum. Okul öğrencilerinin Corel Draw ödevlerini yapmaya başlayarak grafil tasarıma da el atmış oldum. Sanmayın ki hani ben oldum tamamdır bu işi yaparım demiyorum ama ben bir işi öğreneceksem en ince ayrıntısına en ince detayına kadar öğrenmek için çabalarım. Basılmış birçok işim vardır. Diğer yandan bir sürü blogu takip ediyordum. Corel Draw üzerine özel ders veriyordum. Bunun sayesinde Marmaris ve Fethiye'den iş teklifleri aldım. Ama önce okulu bitirmem gerekiyordu ve kabul etmedim. Bir kaç site yaptım kendi çapımda ne internete verdim ne de bir yerde sakladım sildim. Hayatımın ilk kazığınıda 3. sınıf da yedim. Daha doğrusu serbest iş yaparken ki en büyük kazığı diyim. Ondan sonra dedim bundan sonra kimseye özel iş yapmak yok! Ardından wordpress temaları türkçeleştirmeye ve tema yazmaya falan başladım. Eski blogum ortadan kaybolunca blog yazma hevesimde kırılmıştı ama insanlara birşeyler hakkında bilgi vermek isteğim ağır bastı. Bende gittim kendi adıma bir site açtım. Orda bir çok cms sistemi incelemesi yapmışlığım, wordpress hakkında çeviriler yapmışlığım vardır. Henüz vakit bulamadım ama işe girdikten sonra dönüşümün muhteşem olacağına söz verebilirim. :)
  8. 4.sınıfta pek bişeyle uğraşamadım. Tez sayesinde iyi düzeyde PHP, Jquery(Ajax) ve az düzeyde Flickr,Friendfeed, Facebook, Google ve Twitter Apileri ile ilgili birşeyler öğrendim. KPSS, okul stajı, derslerde verilen ödevler ve bitirme tezi derken zaten günler çabucak geçiyordu ve bende bilgisayar ile uğraşacak zamanı tam olarak bulamıyordum. Yinede en yeni teknolojileri ve blogları çok sık takip etmekteyim. 
  9. Okulumun bitmesi sebebiyle askere gidene kadar CodeIgneter frameworkü ile uğraştım. Mobil uygulama konularında bilgi sahibi olabilmek adına Android ve IOS sistemleriyle uğraştım. Askerlik dönüşü de ilk önceliği bu konularda verdim. 
Blog tutmak, bloglardan para kazanmak, arama motoru optimizasyonu, SEO, sosyal medyayı etkin kullabilmek, web tasarım, grafik tasarım, web programlama, yazılım başlıca ilgi alanlarım arasındadır. Birçok programlama dilini, programı ve cms sistemlerini denemişliğim vardır en azından gerçekten bilgi sahibiyimdir. Tek tek ilgi alanlarımı buraya yazsam acayip uzun bir liste olur.

Ben artık beni mutlu eden ve mesleğime yönelik bir iş arıyorum..!


NOT: Gelişime açık ve çok kolay öğrenebilen bir yapıya sahibim.!!!


Şimdi gelelim şimdi neden işi bu şekilde arıyorum? Çünkü burası kendimi gerçekten ifade edebildiğim tek yer! Ben bu sene mesleğim dışında bir sektörde çalışmak istemiyorum. Başvurularımdan hiçbiri kabul görmedi! Birçok yer zaten tecrubeli adam veya işi bilen adam istiyor. E kardeşim tecrubeli işi bilen adam arıyorsunda bizim gibi yolun başında hevesle birşeyler öğrenmeyi bekleyen insanların niye yüzüne bakmıyorsun? Ben sana tek birşey söylüyüm o tecrubeli sıfatı taşıyanların durumuna 2 ayda gelmezsem benim adımda Eray olmasın!


Artık kafamın rahat edeceği sevdiğim bir iş yapmak istiyorum!

13 Temmuz 2010 Salı

Can Sıkıntısı...

Bundan 5 sene önce üniversiteyi kazandığımda birçok hayalim vardı. Birçok şeyi gerçekleştirecektim güya. Oysa şimdi üniversite bitti. Ben ise kara kara düşünme faslındayım. Bir çok proje kitaplar arasında yazılı kaldı. Hiçbir projeyi hayata geçiremedin benzerleri ortalıkta dolaşır oldu. Ben şimdi iş bulma derdindeyim ve o projeler yine duracaklar ne kadar öylece kalacaklarını bilmeden. Bilgisayar öğretmenliğini bitirdim. Sağolsunlar karşımıza kpss zımbırtısını çıkardılar. Bu sene başında dedim olsun la hallederim. Noldu ilk dönemi çok fazla emek sarfetmeden geçirdim. Benim için zaman vardı nasılsa diye. Sonra noldu ikinci dönem geldi çattı. Dedik çalışırız be nolcak. Çalışacak zaman bulabildin mi eray? Hayır.! Neden? Çünkü bir sürü şeyle aynı anda yürütmek zorundaydım. Okul deneyimi, bitirme projesi, vizeler, finaller ve bir sürü bok ile uğraştım. Oysa 4. sınıf olmuşuz son dönemde daha rahat olmamız gerekmiyor muydu? Hayır işte öyle olmadı. Lanetler okuduğum eğitim sisteminden bir darbede öyle yemiş olduk. Zaten almışlar bölüme 50 öğrenci en fazla 10 kişi öğretmen olabilecek potansiyele sahip. İnanırmısın okumayı yazmayı konuşmayı bilmeyen bir sürü kişi var. Birde ezberci tayfa var. Adam kod yazmanın k sinden anlamıyor ama dersler maşallah aa gelip duruyor. Ondan sonra gelip ya benim bilgisayarıma format atarmısın demesi yok mu? Boğazını sıkıp öldüresim geliyor. Ulan okuduğun bölüm ne senin gerizakalı! O kadar sıkıntılıyım ki şuan belirsizlikler deli ediyor beni. Muğladan 2 gün sonra ayrılacağım. Eşyaları elden çıkarmaya uğraşıyorum. Eşyaları elden çıkardım İstanbula döndüm diyelim nolcak sanki boş gezenin boş kalfası! Evdekilerin durumu zaten kesat gitsem çalışmasam olmayacak! E gittim bir iş bulabildim diyelim istediğim iş olacak mı hayır? İstediğim iş bile olsa ben atanamadıktan sonra askere kasım ayında gitmeyi düşünüyorum. Böyle oluncada 4 ay sonra işi bırakmak zorunda kalacağım. Hadi askere gittik atanamadık diyelim bir sene daha hazırlanmayı kaldırabilecek mi bu bünye onuda bilmiyorum.

O kadar çok şeye isyan edesim var ki? Bu hayatı ben seçmedim ki ben neden böyle yaşıyorum Allahım... Sıkıntı sıkıntı sıkıntı....

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Başaramadım... 3 - 9 Mayıs

3 Mayıs günü sabahı aşırı sigara isteğiyle uyandım. Geçmek bilmeyen kriz yüzünden yine yataktan kalkamadım. Nikotin bantım bittiği için yapıştıramadım. Neyse öğlene doğru kalktım kahvaltımı yaptım. Ama üzerimde acayip bir halsizlik ve aptallık vardı. Aşırı sigara içme isteği hapsetmişti beni nerdeyse bir türlü atamıyordum aklımdan ve içimden. Öğlen derse çıktım. Ders falan derken akşamı ettim. Eve gelir gelmez uyumaya çalıştım. Bir günü böyle uyuyarak geçirmiş oldum.

4 Mayıs günü biraz daha rahat uyandım. Sabah dersime gittim. Öğlen eve indim herhangi bir zorluk çektiğimi söyleyemem ama sokakta sigara içen birisini gördüğümde, birinin elinde sigara paketi gördüğümde, sigara ile ilgili herhangi birşey olduğunda o lanet olası bir tane içsem nolur ki düşüncesi beynimin içini kemirip duruyordu. Öğleden sonraki derse gittim eve geldiğimde saat 5 gibiydi ve herhangi bir zorluk çekmedim. Akşam eve geldiğimde yemek felan yedikten sonra herzaman ki gibi yattım uyudum. :)

5 Mayıs kara çarşambaya uyandığım gündü. Neden kara çarşamba diyorum çünkü öğlen eve geldiğimde aşırı sigara içme isteğime ve evde sigara bulunmasına yenildim. Bir tane içeyim dedim. Kafam felan döndü son paketimde kalan 9 dal sigarayı birer nefes alarak içtim bir hışımla ve bırakıcam ulan deyip paketi paramparça ettim. Sonrasında çok aşırı sinirliydim. Bütün günümü mahvettim resmen bir dal yetmesine yetecekti ama ben istemiyordum içmeyi, kafamdan silemiyordum bu düşünceyi. Bu günde böyle lanet bir şekilde geçip gitti.

6 Mayıs günü yine sigara bırakma sürecinde inadımı kırdığım gün oldu. :( Öğleden sonraya kadar kendimi idare etmiştim. Ama saat 5-6 gibi içim içimi yedi durdu. Bir tane içeyim birşey olmaz falan gibi gerizekalı düşüncelerle gidip sigara aldım. Almasaydım diye o paketi kaç kere içimden geçirdim bilemezsin.. :( Böylelikle sigara içme serüvenime yine başlamış oldum. :( Ama bırakıcam o beni bırakmasada bırakıcam sigarayı. Günlüğüme de yazmaya devam edeceğim bu süreci. Muhakkak bırakacak birileri bu yazdıklarımdan ders alacaktır.

7 Mayıs günü artık sigara içiyordum... Sabah uyanır uyanmaz eski düzen kahvaltı öncesi sigaramı yaktım yine :( Bütün gün bir kaç dalla sınırlı içtim lanet olasıca pisliği...

8 Mayıs günü sabah uyandığımda dayanabildiğim kadar dayanacaktım. Sigara içmeden öğleden sonrayı ettim. Ancak öğleden sonra dayanamayıp yine içtim. Bugün geri başladıktan sonraki en çok sigarayı içtiğim gündü malesef... Aslında uyuz oluyorum kendime ne güzel 10 gün bırakmışken ne diye başlıyorsun o boku içmeye be adam.!!!

9 Mayıs günü belkide sigara içmeme inadımın en çok kırıldığı gün oldu. Arkadaşların evde yemeğe davetliydik. Gittik Çiğdem'le yemeğe yemek sonrası ortalığı duman altı ettik. Benimle birlikte bırakan Mustafa ve evin diğer sakini Volkan'da sigara içtiği için sigara üstüne sigara yaktık. Gece yarısına kadar 2 paket sigarayı bitirdik. O anlarda her şey günlük gülüstanlık oluyor tabi ama sonraki pişmalığı hiç anlatamam.

Bu hafta böyle berbat geçti yeniden sigarayı bırakmak için kendimi motive ediyorum. Haftaya pazartesi bırakmış olarak güne uyanmayı umut ediyorum. Aslında çok açık bir şey söyleyeceğim anlatılan birçok şeyin yalan olduğunu anladım. Olay insanın kafasında bitiyor. Kafanızda bitirdiniz mi bırakırsınız hiçbir bahane buna engel olamaz. Bırakacağım eninde sonunda hiç merak etmeyin...

2 Mayıs 2010 Pazar

Nerde Kalmıştık? (28 Nisan - 2 Mayıs)



28 Nisan günü yarım gün dersim vardı. Saat 10 buçuktaki derse yetiştim. Sabah uyanır uyanmaz kendimi iyi hissettiğim için nikotin bantını söküp attım. Dedim bugün bantsız dolaşacağım. Çünkü 10 üzerinden 4 bağımlılığa sahip arkadaşım sigarayı hiçbir şey kullanmadan bırakmıştı. Saat 3-4 gibi aşırı sigara krizi geldi. Neyse ilk günlerin ağır krizlerinden biriydi. Krizleri atlatabilmek için bol su içiyorum ve uyuyorum. Nitekim gelen krizi tüm gün uyuyarak atabildim. Akşam ılık suyla duş aldım ancak kendime gelebildim. Ama maalesef bütün günüm hiç birşey yapmadan geçmiş oldu.

29 Nisan akşam erkenden uyuduğum için sabah dinç kalktım. Saat 9.30 da olan dersime yetiştim. Yine bant yapıştırmadan çıktım. Öğlene kadar herhangi bir sorunla karşılaşmadım. Ancak öğlen eve iner inmez yine uyudum 4 te tez görüşmesine çıktım. Sigara krizlerimi gün geçtikçe kolayca atlatabiliyorum. Bugünde öyle oldu aslında yinede eve gelince en azından ders çalışabilmek, adam akıllı oturabilmek için bant yapıştırdım.

30 Nisan sabah 8 buçukta uyandım. Uyanır uyanmaz 5. güne kadar yaşamadığım ağır bir sigara içme isteğiyle yataktan kalktım. Elimi yüzümü yıkadım, kitap okudum felan saat 12 ye kadar anca kendime gelebildim. 12 de kahvaltı yaptıktan sonra geri uyudum. Uyandığımda çikolata yedim, meyve suyu içtim felan ama yok bünyem bir türlü kendine gelemedi. Nitekim tüm günü uyuyarak, birşeyler yiyerek geçirdim. Şunu anladım ki en kritik 14 günü atlatmadan bantsız durmayacağım. Çünkü önceki günlerin acısı resmen çıkıyor.

1 Mayıs cumartesi günü sabah yine erkenden uyandım. Bantımı hemen yapıştırdım. Ardından 1 mayıs resmi tatil olduğunu bildiğim halde saflık edip dershaneye gittim. Kapalı olduğunu görünce çok sinirlendim. Gerçi bildiğim bir şeye bu kadar sinirlenmem tamamen sigara bırakma sürecinde olağan şeyler. Çünkü 6 gündür gerçekten ara ara saçma sapan şeylere sinirlenip sesimi yükseltebiliyorum. Neyse ki sabah yapıştırdığım bant bütün günümü kötü geçirmeye engel oldu. :)

2 Mayıs yani bugün sabah erkenden dershanem vardı. Ancak bir önceki gün gece Disco Kralı'nı izlediğim için sabah uyanamadım. Öğlene kadar uyudum. Uyandığımda saat 1 olmuştu bende önceki günlerde yaşadığım acılara inat bantlardan kurtulma adına yine bantı yapıştırmadım. Neyse bantsız ancak saat 4 e kadar dayanabildim. Hemen nikotin bantını yapıştırdım. 4 ten sonra tezimle uğraştım. Geçen hafta öğretmenlik uygulamasında öğrencileri yazılı yapmıştım onları okudum. Böylelikle 4 ten sonrada olsa günümü boşa geçirmedim.


Sigarayı bırakmak sadece kafanızda bitiyor. Ben sigarayı bırakma sürecinde 3-4 ay gibi bir süre bekledim. Doğru zamanı bulabilmek adına bu kadar uzun süre düşündüm ve bekledim. Çünkü ben normalde günde 1 paket sigara içiyordum. Üstelik 6 senedir hemen hemen böyle gidiyordu. Özellikle yaz aylarında ailemin yanında olduğum sürede bu 1 paketi bile geçebiliyordu. Şimdi ise gün içinde belli saatlerde bir kaç kere sigara içme isteğim geliyor. Ancak meyve suyu içerek, çekirdek yiyerek bir şeyler atıştırarak geçirmeye çalışıyorum. Baktım hiçbir şey olmuyor en son çare uyuyorum. 7. günün bittiği şu anlarda kilo almaya başladığımı söyleyebilirim. Ancak doktor "bu süreçte birkaç kilo alabilirsin ama bıraktıktan sonra bu kiloları verebilirsin" dedi. Gerçi ben aldığım kiloları bir türlü veremiyorum ama neyse gelecek gün ne getirir bilemem. Görüşmek üzere efendim kendinize iyi bakın...

28 Nisan 2010 Çarşamba

Zor bir gündü! (2.gün) 27 Nisan

Sigarayı bıraktığım ilk gün evden dışarıya çıkmamıştım ve çok rahattım ancak ikinci günü çok zorlandım. Öncelikle sabah ilk kalktığımda nikotin bantını hemen yapıştırmam gerekiyor. Ben ise elimi yüzümü yıkayım falan derken bayağı zaman geçmiş hemen kriz geldi tabi. Çünkü ben kalkar kalkmaz sigara yakan bir insandım. :) Neyse sabah yaşadığım krizi okula giderken geçirdim. Ardından akşam yemeğini yemek için benle beraber sigarayı aynı gün bırakan Mustafa'nın evine gittik Çiğdem'le orda bir süre sohbet felan ederken çok fena içme krizi geldi. Aslında krizler nikotin bağımlılığından değil tamamen el alışkanlığından olduğunu biliyorum.



Öbür taraftan bu sigara içmediğim günler kendimi oruç tutuyormuş gibi hissediyorum. Buda yemek yeme isteğimi su içme isteğimi engelliyor. Ama sofraya oturduğumda da kalkmak bilmiyorum. Çünkü yemek sonrasında yaktığım sigaraları arar oluyorum. İlk bıraktığım günün gecesi zaten tüm rüyalarımda da sigara içmek için savaşıyordum. İnanın çok zor bişeymiş bu kadar sıkıntının arasında bu şeye girişmek. Ama mutlaka bir şekilde başaracağım...